MANSUR YAVAŞ MHP ADAY YAPMAZSA HANGİ PARTİDEN ADAY OLACAK?

13 Temmuz 2013 Cumartesi 15:25

Geçtiğimiz seçimlerde MHP’nin şimdiye kadar almış olduğu en yüksek oy oranına sahip olmasını sağlayan Mansur Yavaş’ın bu seçimlerdeki adaylığı konusunda çeşitli söylentiler dolaşıyor. Biz de bunlara açıklık getirmek adına kendisiyle Ankara Belediye Başkanlığı adaylığını ve Ankara’nın ihtiyaçlarını konuştuk.

MANSUR YAVAŞ MHP ADAY YAPMAZSA HANGİ PARTİDEN ADAY OLACAK?

MANSUR YAVAŞ RÖPORTAJI

 

“Ankara halkını oylar ikiye bölünecek korkusundan kurtaramadık.”

Geçen seçimlerde MHP için rekor sayılabilecek %27’lik bir oy oranına sahiptiniz. Bu başarının arkasındaki sır neydi?

Beni aday olmaya iten sebeplerin ilki; iki adayın birbiriyle uzun süredir rekabet etmiş, denenmiş ve yıpranmış olmalarıydı. Bunun yanında benim Beypazarı’nda yapmış olduğum çalışmalarla ilgili bir başarı söz konusuydu. Bunu tabi benim söylemem yanlış olur ama halk bunu biliyor. Dolayısıyla bu şekilde denenmiş ve yıprandığına inanılmış iki aday varken beni tercih edeceklerini düşündüm. Kesin kazanırım ümidiyle aday oldum. Bu kadar oy almamın ardındaki en büyük sebeplerden biri de, insanları kötüleme ve eleştirme yerine “ben olsaydım şunları yapardım” gibi hangi problemi nasıl çözeceğimiz konusunda büyük projeler üretmek. Bunların birçoğu bugün hayata geçti. En son Sayın Başbakan durumu olmayanlara kart vereceğini söyledi.

Bu sizin projeniz miydi?

Evet, bu benim geçen seçimlerdeki projemdi. Bunun gibi projelerle Ankara halkının ikna olduğunu düşünüyorum. Ancak tek şeye ikna edemedik Ankara halkını o da; oylar ikiye bölünecek korkusu. Diğeri de uzlaşmacı tavır. Sadece suçlamaya yönelik politika istemiyorlar. Siz onu suçluyorsunuz, beğenmiyorsunuz siz nasıl yapacaksınız sorusuna birçok insan cevap veremiyor. Bunun çok etkili olduğunu düşünüyorum.

 

“Parti yönetiminden bana teklif geldiği benim de kabul etmediğim yönünde haberler yaymaya başladılar.”

Aday adayı olmak için MHP yönetiminden bir teklif aldınız mı? Tekrar aday olma niyetinizde seçmeninize olan inancınızın payı var mı?

Ben çeşitli problemleri partiye iletiyorum. Hakikaten seçimi kazanacaksak şimdiden çalışalım diye ama üç yıldır bana bu yönde hiçbir şey vermiyorlar. Şimdiki seçimlerde Ankara’daki aday arayışları arttıkça tabi teşkilatlardan, halktan çok büyük baskı gelmeye başladı. Bu raddede parti yönetiminden henüz bir çağrı gelmediği gibi bir takım yetkili mi yetkisiz mi olduğunu bilmediğim kişiler parti yönetiminin bana teklif verdiği benim de kabul etmediğim yönünde bir haber yaymaya başladılar. Onun üzerine geçen hafta Cuma günü yayınlanan röportajı vermek durumunda kaldım.

Geçen seçimler halkın sizden beklentilerinin büyüklüğünü gösterdi. Bu beklentiye karşılık olarak geçen dönemin üzerine neler eklemeniz gerektiğini düşünüyorsunuz?

Geçen seçimde iddia ettiğim birçok proje vardı. Bunların bir kısmı zaten başka seçenek olmadığı için kendiliğinden yapıldı. Örneğin Gerede’den suyun getirilmesi. Buna benzer metro ile ilgili benim fikrim daha farklıydı. Metroyu devletin yapabileceğine inanıyorum fakat bakanlık yaptı. Bakanlığın yapmasını da şöyle yanlış buluyorum; sonuçta para Türkiye hükümetinin bütçesinden çıkıyor. Hükümet biliyorsunuz yakın zamanda Boğaz Köprüsü, havaalanı ihalesi yaptı. Bunların hiç birinde devletten para çıkmıyor. Yani yap, işlet, devret modeliyle yapıldı. Metronun da bu şekilde yapılabileceğini, hatta daha hızlı yapılabileceğini düşünüyordum.

Ankara’nın en büyük problemi su ve ulaşımdı. Yine tabi ulaşımla ilgili problem devam ediyor. Bu esnada yapılan yanlışları da göz ardı etmemek lazım. Bir katrilyon harcandı Kızılırmak’tan gelen suya ama bomboş duruyor şu anda. Para bir kenara atıldı. Türk milleti bu kadar zengin değil. Bununla örneğin ulaşım finanse edilebilirdi. Bu parayla çok ucuza toplu taşım yaygınlaştırılabilirdi.

İleri sürdüğümüz projeleri ben daha derleyip toparlamadım. Kaç projemiz vardı? Kaçı yapıldı? Aradan geçen beş yıldan sonra Ankara Belediyesi’nin yaptıklarının haricinde neler yapılması gerekiyor. Ankaralının sıkıntılarına nasıl çözümler bulacağımızı derleyip, toplayıp seçim propagandalarında açıklayacağız.

Problemleri tespit etmenizde Ankaralı olmanızın da etkisi var zannediyorum.

Burada yaşayan birisi olarak aynı sıkıntıyı çekiyorsunuz. Ben Çukurambar’dan ev tuttum. Ben evi tutarken Çukurambar’ın bir problemi yoktu. Şimdi benim kızım sınav kaçırdı trafik yüzünden. Ankara’nın sorunlarının bir kısmı çözülürken diğer kısmı yeni yeni ortaya çıkıyor. Aday olmanın yanı sıra insan olarak da kafa yoruyorsunuz.

“Yönetimde hangi kademede olursanız olun ortak çalışmak zorunda olduğunuz insanlarla kavga edemezsiniz”

Çatışmaya değil çalışmaya geliyoruz genel ilkesiyle yola çıkmıştınız. Sizce Ankara’da üzerinde çalışılması gereken en büyük problem nedir?

Ankara’nın çoğu problemi farklı partilerden seçilmiş belediye başkanları ve Büyükşehir arasındaki tartışmalardan kaynaklanıyor. Yine Çukurambar’dan örnek vereceğim. Yakınımıza bir park yapılıyor. Parkın etrafını Çankaya Belediyesi’nden arabalar çevirdi biz yapacağız diye. Onun da etrafını Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin arabaları çevirdi. Yapılmadan duruyor. Vatandaşa böyle hizmet olmaz. Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olsam hangi hizmeti kim daha çabuk yapacaksa o yapsın gözüyle bakarım. Dolayısıyla bu çatışmada kaybeden Çukurambar’da parkın yapılmaması sonucu halk oldu.

Yönetimde hangi kademede olursanız olun ortak çalışmak zorunda olduğunuz insanlarla kavga edemezsiniz. Ederseniz halk cezalandırılır. Belediye Başkanı seçilinceye kadar belki bir partinin belediye başkanıdır ama seçildiği andan itibaren herkesin belediye başkanıdır.

“Biz Beypazarı’nda insanlara balık vermek yerine balık tutmayı öğrettik”

İki hafta önce Beypazarı’na gittik. Esnaf sizin başarınızdan bahsediyor ve sizi arıyor. Bu başarıyı nasıl yakaladınız?

Genel talep mağdur insanlara bir şeyler vermekle ilgili. Ama meşhur bir söz vardır “Her gün balık vereceğine balık tutmayı öğret diye” bu daha önemlidir. Beypazarı’nda biz bunu gerçekleştirdik. İnsanlara belediye bütçesinden yardım yapmak çok kolay. Ve bunu politik amaçla yapıyorsanız günah bence. Bundan kurtulmanın en kolay yolu insanlara istihdam alanı açmak. Biz bunu yaptık, yol gösterdik insanlara. En iyi yaptıkları işi yaparak para kazanabileceklerini gösterdik. On yıldır çok sıkı bir emeğimiz var. Yani yanlışlarını göstererek veya onların yapamadıklarını belediye olarak üstlenerek yaptığımız çalışmalar sonucunda bu hale geldi. Bu çalışmalar Türkiye’nin her tarafına örnek oldu. Bir insan sebep olduğunuz projelerden ekmek yiyorsa bundan mutluluk duyuyorsunuz. Ben belediye başkanı olmadan önce avukatlık yapıyordum, iyi bir gelirim vardı. Belediye başkanı olunca memur gibi oldum. Ama bir belediye başkanı olarak yol gösterdiğiniz, dükkan açtırdığınız, ekmek sahibi yaptığınız insanların, akşam turistler gittikten sonra “Bugün işler nasıldı?” dediğiniz zaman, onları  mutlu bir şekilde görüyorsanız Merkez Bankası’nı bana verseler bu kadar mutlu olmazdım diye düşünüyorsunuz.

Giydiği gömleğin markasına verdiği değeri vatandaşından esirgeyen siyasetçi tiplemesi var. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Avrupa’yı görüyoruz. Hep ileri demokrasi diyoruz. Kendimize de batıyı, çağdaş medeniyete sahip olduğunu düşündüğümü ülkeleri örnek alıyoruz. Danimarka’ya gittiğimde Sayın Cumhurbaşkanı bisikletle gelmişti. Hiçbir ayrıcalıkları yok. Hep deniyor ya “biz sizin efendiniz değil hizmetkarınızız” diye. Nasıl hizmetkar ? Vip’de en önde gidersiniz, makam arabalarında yollar kesilir. Vatandaşın verdiği vergiyle geçiniyorsanız ona karşı sorumlusunuz. Hükümet başa geldiği zaman meclis lojmanlarını yıkıp halkla iç içe olacağız diyordu. Halkla iç içe evlerde otururken niye trende uçakta ayrı oturuyorsunuz?

Bir Uzakdoğu gezisine gittiğimizde, yolların hepsini kesmişler. Gittiğimiz ülkede çok bol bisiklet ve motosiklet var. Onlar da çok fazla bekledikleri için yol açılınca akın ettiler. Siz tabi bizim yüzümüzden halk mağdur oluyor, bekletiliyor diye üzülüyorsunuz.

En fazla eleştirdiğim şeylerden birisi de ana caddelerin bakım ve asfaltı ilçe belediyelerine ait, ana cadde büyükşehir belediyesine ait. Vatandaş bunun ayrımına pek varamayabilir. Bazen tam köşelerde park yapılması gerekiyor, bunu kim yapacak kavgası yapılıyor. Okul bahçelerinin asfaltlarında görürsünüz şu belediye tarafından yapılmıştır diye yazar. Zaten gereken bir şeyi propaganda haline getirmek son derece yanlış.

“Maalesef Ankara marka kent olamadı”

Sizce Başkent Ankara hak ettiği değere kavuştu mu?

Maalesef Ankara bir marka kent olamadı. Bunu kabul etmek lazım. Her kentin kendi özellikleriyle marka olması lazım. Bunun için en önemli unsur kendi kültürüdür. Kültürünü ortaya çıkarması lazım. 2009 seçimlerinden önce ben Ankara’nın kültürünü öne çıkaracağız derken çok müstehzi ifadelerle “Ankara’nın ne kültürü var? Turist niye gelsin” gibi bakıyorlardı ama görüyorsunuz Altındağ Belediyesi ve Hacıbayram’da yapılan çalışmalarla en azından bir kısmı ortaya çıkarıldı. Biraz daha üstüne düşülmeli ve tarihi kent merkezi muhakkak ortaya çıkarılmalı. Kentlerin sosyal yönleri de öne çıkarılmalı. Sadece asfalt ve yol çalışmasıyla olacak iş değil. Kendine özgü mimarisiyle, kendine özgü kültürüyle ortaya çıkması lazım. Bununla marka olması lazım. Disneyland’ı getireceğiz deniyor. Disneyland zaten dünyanın birkaç yerinde var, siz bununla marka olamazsınız. Farklı bir şey yapmanız lazım.

Avrupa’nın küçük yerlerinde gece belli bir saatten sonra hayat dursa da merkezi yerlerinde özellikle turistlerin çok olduğu yerlerde ulaşım da şehrin tüm imkânları da 24 saat kullanılabiliyor. Ankara’da 24 saat yaşanması gibi bir şey söz konusu değil. Ulaşım belirli bir saatten sonra bitiyor. Her yer kararıyor.

Özellikle İstanbul’dan gelenlerde en çok bu vurgulanıyor. Ankara’nın ölü bir şehir olduğu söyleniyor.

Anadolu’da herhangi bir yerde olabilir bu. Ama Ankara gibi bir yerde bunun böyle olmaması lazım. Ulaşımın 24 saat ulaşılabilir olması lazım.  Bu nedenle marka olamıyoruz.

“Melih Bey her şeyi en iyi kendisinin bildiğini iddia ediyor.”

4 dönemdir belediye başkanlığı yapan ve 5. dönemde de aday adayı olduğunu söyleyen Melih Gökçek sizce ne kadar başarılı?

Melih Bey’in yönetim tarzını ben çok eleştiriyorum. Her şeyi kendisinin bildiğini iddia ediyor. Yanlış hatırlamıyorsam Mimarlar Odası Başkanı “Bizden neden görüş almıyorsunuz?” deyince “Ben kaç yıldır belediye başkanıyım ben sizden iyi biliyorum” diyor. O zaman siz beyin ameliyatını da iyi biliyorsunuzdur(!) Belediye başkanı çok fazla politize olunca ister istemez karşıdaki gruplar da politize oluyor. Bir belediye başkanının daha çok nasıl uzlaşacağına bakması lazım. Odalara da soracak, üniversitelerden de görüş alacak, kenti vatandaş ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yönetecek. Birlikte yönetmezseniz gezi olayları gibi olaylar oluyor.

Güzel şeyler yapmadı mı? Hakikaten peyzaj anlamında güzel çalışmalar var. Ama uzun vadede plan yapılmaması ve alt yapı eksikliği büyük problemler ortaya çıkarıyor. Washington’a gitmiştik Washington’un planı 100-150 yıl önce çizilmiş ve bir tek çivisini değiştirmemişler. Diğer odaya geçtiğimizde ise Washington’un önümüzdeki 100 yılının planı vardı. Hatta bende fotoğrafları da var. Bunu planlamışlar, zor şeyler değil ki. Şehir planlaması çok mühim. Ben anlık kararlarla Ankara’nın yapısının bozulduğunu görüyorum.

“Uzun süre belediye başkanlığı görevinde bulunursanız belediyeye işyerinize geliyor gibi gelmeye başlarsınız.”

Uzun süre belediye başkanlığı yapmak sizce ne kadar verimli olur?

Böyle uzun bir sürenin sonunda işi artık kanıksarsınız, işyerinize geliyor gibi gelmeye başlarsınız. Amerikalılarda başkanlık iki dönemle sınırlı. “Neden 3-4 dönem yapmıyorsunuz?” dediğimde “ 3 dönem 4 dönem seçilen insan artık benden başka kimse bu işi yapamaz psikozuna girer” diyorlar.

Bir de Ankara’da belediye başkanı değişirse sanki hiçbir şey yapılamayacakmış gibi bir algı oluşuyor ister istemez. Melih Bey sizler doğduğunuzdan beri belediye başkanı. Siz başkasını görmediniz ki. Ankaralıların artık bir başkasını denemesinin zamanı geldi.

“Karayalçın gelmesin diye Melih Bey’e oy verenlerin oranı %13”

Genel olarak baktığımızda en çok eleştirilen belediye başkanı Melih Gökçek. Sürekli olarak Ankara’daki aksaklıklardan bahsediliyor ancak yine de Gökçek’ten başkasını seçmeye halkın eli gitmiyor. Bunun sebebini ne olarak görüyorsunuz? 

Bakın sadece Karayalçın seçilmesin diye Ak Parti’ye oy veren kişilerin oyları Melih Bey’in aldığı oylar içinde % 13’e tekabül ediyor. Karayalçın’a oy verenlerin bir kısmı da Melih Bey seçilmesin diye veriyorlar. Hâlbuki belediye seçimlerinde insanlar oy kullanırken hangi belediye başkanı bana iyi hizmet eder diye düşünmesi lazım. Partiler siyasi yönü ön plana çıkardıkları için böyle oluyor.

Ben belediye başkanı olsam ne hükümetle kavga ederim, ne muhalefetle kavga ederim. Benim şöyle bir projem vardı belediye başkanı olsaydım belediye encümenine muhalefetten üye alacaktım. Ona da oy verenler var, gelsin beni denetlesin. Gelişmiş ülkelerde görüyorsunuz iktidara gelen rakip partinin adamını bakan yapıyor. Önemli olan nasıl güzel hizmet yaparız.

Geçen seçimde şunları da söylemiştim: iyi proje sunan başkan adayları olursa onların projelerini uygulayacağım. Neden uygulamayayım? Benimkini uyguluyorlar şimdi. Sonuçta kim yararlanıyor, halk yararlanıyor.

Belediyelerin hükümetle kandırma durumu söz konusu. Özellikle hükümet yanlısı belediyelerin genel düşüncesi başka partiden başkan olursa yardım kesilir, yeterince bütçe ayrılmaz gibi düşünceler. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Küçük yerlerde olabilir ama burası Ankara. Ankara’da belediye başkanının hükümetle kavga etme gibi bir durumu söz konusu olamaz. Çünkü Ankara’da bugün 5 milyondan fazla insan yaşıyor.  Kimse kendi ayağına kurşun sıkmaz. Ama küçük ilçelerde bir hizmet gelecekse belediye bizden değil diye yaptırmayalım düşüncesi oluyor ne yazık ki.

“Ben her hâlükârda adayım. Partim beni aday yapmazsa yoluma devam edeceğim”

Bildiğim kadarıyla bayramdan sonra çalışmalara başlayacaksınız. Bu zaman içinde adaylığınız açıklanmazsa yine MHP bayrağı altında mı seçime gideceksiniz? Başka seçenekler de olabilir mi?

Gecikiyoruz. Artık bir yandan ilçe başkanları adayları açıklanmaya başladı. İlçe başkanı adaylarının büyükşehir adayıyla birlikte koordineli bir şekilde açıklanması daha doğrudur. Seçimin kazanılması planlanıyorsa bunun böyle yapılması lazım. Şimdi hala adaylık konusunda bir ilerleme yok, benim adaylığımla ilgili. Hem de bir yandan ilçe adayları açıklanıyor. Dolayısıyla bir an evvel olacaksa olsun, olmayacaksa herkes yolunu çizsin anlamında ben bu demeci verdim. Bakacağız, olumlu bir şey olmuyor gibi. Zaten olmayacağını da ifade ettiler. Biz de yolumuza gideceğiz. Parti beni aday yapmadı diye Ankaralılara hizmetten geri kalacak halimiz yok. Teşkilatların beni istediğini biliyorum. Ankaralılarda da istek olduğunu biliyorum bu konuda. Hangi partiden olursa olsun böyle bir imkân varken bunu değerlendirmemek çok yanlış olur.

Çalışmalarımda kendi başıma değil de ekipler oluşturup, sorarak karar vereceğim. Ekibe dâhil olmak isteyen kişiler isimlerini yazdırsın diyeceğiz. Kimi proje ekibinde çalışacak, kimi iletişimde çalışacak, kimi seçim işleriyle uğraşacak. Size destek verecek insanlarla beraber karar vermeniz lazım. Kendi başıma hareket edecek durumda değilim.

Samimi cevaplarınız ve güzel sohbetiniz için çok teşekkür ederim. Umarım hem sizin için hem de Ankara için adaylığınız hayırlı olur.

                                                                             Ayşe Selva TÜRKÖNE                                                                           

Yorum Gönder

Toplam Yorum Sayısı 11

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

yakup özcan 13 ay önce yorumlandı

dp den aday olursa sağ ve sol tüm partilerden oy alarak kazanma şansı yüksek olur

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

KEMAL 1 yıl önce yorumlandı

geç chp ye dedi̇ği̇n gi̇bi̇ seçi̇lene kadar parti̇li̇ seçi̇ldi̇ği̇n zaman tüm şehri̇n beledi̇ye başkanisin. akliseli̇m mi̇llet çalişmayi bi̇lene oy veri̇r sen nerden olursan oraya oy chp de türki̇ye cumhuri̇yeti̇ni̇n parti̇si̇ hem de en köklüsü

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

hasan sebat 1 yıl önce yorumlandı

koy chpden adayligini kazan baskan. zaten chpnin adayi yok. ben chpliyim gecen sefer verdim yine oy veririm sana. akp haric nerden koyarsan koy oyum senin.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Fahri Güleç 1 yıl önce yorumlandı

Mansur, tam akp'lik!

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

bozkurt 1 yıl önce yorumlandı

sayın başkanım mevcut mhp yönetimine karşı bu konudan ötürü sizin yanınızda bir tavır aldık ve adeta bombalıyoruz genel merkezi ancak sakın ola sakın hangi partiden olursa olsun demeyin.siz ülkücüsünüz sakın öyle bir hata yapmayın mhp sizsiz siz mhp siz ankarada kaybedersiniz demedi demeyin. şu açıklama ''hangi partiden olursa olsun demek'' sizden ülkücülerin soğumasına yetecek.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Selçuk Tan 1 yıl önce yorumlandı

Başkanım mesaj yerine ulaşmıştır umarım!

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

zeki gedikoğlu 1 yıl önce yorumlandı

20 sene belediye başkanlığı yapmış bir adamın mimarlar odasına verdiği cevabı takdir ediyorum tecrübeden bahsediyor mansur beyin cevabıda zekasını gösteriyor beyin ameliyetı ile o konuyu kıyaslamak zeka işi diğeri ise faliyet alanıyla alakalı

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

işbirliği 1 yıl önce yorumlandı

ya ankarada oyları bölmekten başka bir şey yapmıyorlar.bence mhp ve akp kendi aralarında anlaşsınlar.yerel seçimlerde partiler zayıf oldukları ya da kazanamayacakları bölgelerde haklarını diğerlerine devretsinler,işbirliği yapsınlar.bir bölgenin mhp ve akp haricindeki diğer partilere gidip hizmetsiz kalmasındansa bu en makul çözüm gibi.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

AKKURT 1 yıl önce yorumlandı

akpartiye başkan

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Ali Kağan OĞUZ 1 yıl önce yorumlandı

Siz doğru olanı yapıyorsunuz. Çalışmalarınız ve projeleriniz dillerde.Herkes övgüyle bahsediyor sizden.Allah yolunuzu ve niyetinizi mübarek eylesin.Destek bizden sayın Başkan.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

gaza gelme başkan 1 yıl önce yorumlandı

değerli, kardeşim siyasette yetişdirdiklerimizi gaza getirip camiadan koparıyorlar. dünyada herşey makam ve mevki değil ülküdaşim sen doğruyoldasın .seni o makama getiren bu camia seni unutmaz. amaç hiçbir beklentisi olmadan vatan millet bayrak uğruna seni tercih edenlerin oy una saygı göstermektir .

0 Kişi beğendi.